İçindekiler
- Kalite puanı nedir?
- Kalite puanı neyi değiştiriyor?
- Üç bileşen ve her birinin gerçek karşılığı
- Düşük kalite puanının en sık beş sebebi
- Kalite puanını adım adım yükseltme
- E-ticarette kalite puanı: alışveriş kampanyaları farkı
- Kalite puanı hakkında üç yaygın yanlış
- Bir örnekle: kalite puanı faturayı nasıl değiştiriyor?
- Hesap geçmişi ve kalite puanı ilişkisi
- Reklam metni: alaka düzeyini yükselten kalıplar
- Açılış sayfası deneyimi: kontrol listesi
- Negatif anahtar kelime stratejisi
- Performance Max ve Alışveriş tarafında ne değişiyor?
- Kalite puanını raporlamak
- Kalite puanı ile dönüşüm oranı aynı şey değildir
- Rekabetin yoğun olduğu kategorilerde ne beklemeli?
- 90 günlük iyileştirme planı
- Hangi araçlarla izlenir?
- Özetle
- Konuyu derinleştiren rehberler
- Sıkça sorulan sorular
Yazı özetiOkumadan önce ana noktaları görün
Özet
Kalite puanı, aynı tıklama için ne kadar ödeyeceğinizi belirleyen tanılama ölçütüdür. Üç bileşenden oluşur: beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi. Panelde görünen 1–10 değeri geçmişin özetidir; açık artırmada gerçek zamanlı bir kalite hesaplanır. Puanı yükseltmenin en hızlı yolu reklam gruplarını niyete göre daraltmaktır.
Bu yazı kimler için?
Google Ads hesabı yöneten pazarlama ekipleri, e-ticaret sahipleri ve performans uzmanları.
Öne çıkanlar
- Panelde görünen kalite puanı tanılama göstergesidir; açık artırmada gerçek zamanlı kalite hesaplanır.
- Kalite yükseldiğinde aynı sıralamaya daha düşük teklifle ulaşırsınız.
- En hızlı iyileşme, reklam gruplarını tek niyete indirmekten gelir.
- Harcamanın yoğunlaştığı düşük puanlı kelimelerden başlayın; kuyruğu sonraya bırakın.
- Açılış sayfası deneyimi, reklamdaki vaadin sayfada hemen görünmesiyle ilgilidir.
- Alışveriş kampanyalarında kalite puanının karşılığı ürün verisinin kalitesidir.
Bu yazıda neler var?
- Kalite puanı nedir
- Neyi değiştirir
- Üç bileşen
- Düşük puanın sebepleri
- Adım adım yükseltme
- E-ticarette karşılığı
- Yaygın yanlışlar

Google Ads'te aynı anahtar kelimeye teklif veren iki reklamverenden biri tıklama başına 4 lira, diğeri 11 lira ödeyebilir. Aradaki farkın en büyük sebebi teklif değil, kalite puanıdır. Bu yazıda kalite puanının nasıl hesaplandığını, panelde gördüğünüz 1–10 arası sayının açık artırmada gerçekte ne kadar kullanıldığını ve puanı yükseltmek için hangi sırayla çalışmanız gerektiğini anlatıyoruz.
Kalite puanı nedir?
Kalite puanı, bir anahtar kelimedeki reklamınızın ve açılış sayfanızın kullanıcıya ne kadar alakalı geldiğini 1'den 10'a kadar özetleyen tanılama ölçütüdür. Google bunu anahtar kelime düzeyinde raporlar ve üç bileşenden oluşur: beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi.
Burada en sık yapılan hata, panelde görünen 1–10 sayısını açık artırmada doğrudan kullanılan değer sanmaktır. Değildir. Panelde gördüğünüz puan, geçmiş performansın özetlenmiş bir tanılama göstergesidir; açık artırma anında ise Google, o aramaya özel koşullarla (cihaz, konum, saat, arama terimi, kullanıcı geçmişi) yeniden bir reklam kalitesi hesaplar. Yani gerçek zamanlı kalite ile raporlanan kalite puanı aynı şey değildir.
Bu ayrımı anlamak önemlidir, çünkü puanı 10'a çıkarmaya çalışmak yerine onu bir sorun teşhis aracı olarak kullanmak çok daha verimlidir.
Kalite puanı neyi değiştiriyor?
Kalite puanı iki şeyi doğrudan etkiler: reklam sıralamanızı ve tıklama başına ödediğiniz tutarı.
Google reklam sıralamasını kabaca şu mantıkla belirler: teklifiniz, açık artırma anındaki reklam kalitesi, teklifin rekabet gücü, aramanın bağlamı ve reklam öğelerinin beklenen etkisi. Kalite yükseldiğinde aynı sıralamaya daha düşük teklifle ulaşırsınız; kalite düştüğünde aynı sıralama için daha fazla ödersiniz.
Pratik sonucu şudur: kalite puanı düşük bir hesapta bütçeyi artırmak, maliyeti de artırır. Önce kaliteyi düzeltip sonra ölçeklemek, aynı bütçeyle belirgin biçimde daha fazla tıklama almanızı sağlar.
Üç bileşen ve her birinin gerçek karşılığı
Google üç bileşeni "ortalamanın üzerinde", "ortalama" ve "ortalamanın altında" olarak raporlar. Bu etiketler, aynı anahtar kelimeye teklif veren diğer reklamverenlerle karşılaştırmalıdır.
| Bileşen | Ne ölçüyor | Düşükse ne yapmalı |
|---|---|---|
| Beklenen tıklama oranı | Reklamınızın, konum etkisinden arındırıldığında tıklanma olasılığı | Başlıkları arama terimine yaklaştırın, net bir fayda ve çağrı ekleyin, zayıf başlıkları ayıklayın |
| Reklam alaka düzeyi | Reklam metninin, kullanıcının aradığı şeyle örtüşmesi | Reklam grubunu daraltın; bir grupta tek bir niyet olsun, başlıkta anahtar kelimeyi geçirin |
| Açılış sayfası deneyimi | Sayfanın beklentiyi karşılaması, kullanılabilirliği ve hızı | Reklamdaki vaadi sayfanın ilk ekranında tekrarlayın, mobil hızı ve form sürtünmesini düzeltin |
Üç bileşen birbirini besler. Reklam grubu dar olduğunda alaka düzeyi yükselir; alaka yükseldiğinde tıklama oranı artar; doğru sayfaya indirdiğinizde açılış sayfası deneyimi düzelir. Bu yüzden iyileştirmeye reklam grubu yapısından başlamak en hızlı sonucu verir.
Düşük kalite puanının en sık beş sebebi
- Çok geniş reklam grupları. Tek grupta 40 anahtar kelime varsa, reklam metni hiçbirine tam uymaz. Niyet başına ayrı grup kurmak, tek başına en büyük sıçramayı sağlar.
- Arama terimi ile anahtar kelime arasındaki uçurum. Geniş eşlemeyle alakasız sorgulara girersiniz; tıklama oranı düşer, puan düşer. Arama terimleri raporunu haftalık okumak şarttır.
- Kategori sayfasına indiren reklam. Kullanıcı belirli bir ürünü arıyorsa onu kategori listesine düşürmek, açılış sayfası deneyimini doğrudan zedeler.
- Mobilde yavaş açılan sayfa. Açılış sayfası deneyimi hızdan etkilenir. Üç saniyeyi aşan bir sayfa, iyi yazılmış reklamın kazandırdığını geri verir.
- Reklam öğelerinin tek tip olması. Tek varyasyonla yayına çıkıp aylarca dokunmamak, beklenen tıklama oranını zamanla aşağı çeker.
Kalite puanını adım adım yükseltme
1. Bileşenleri sütun olarak açın
Google Ads'te anahtar kelime sekmesine gidip sütun olarak "Kalite Puanı", "Beklenen TO", "Reklam alaka düzeyi" ve "Açılış sayfası deneyimi"ni ekleyin. Hangi bileşenin düşük olduğunu görmeden yapılan her iyileştirme tahmindir.
2. Harcamaya göre önceliklendirin
Bütün düşük puanlı kelimeleri düzeltmeye çalışmayın. Harcamanın büyük kısmını yapan ve puanı 5'in altında olan kelimelerle başlayın; buradaki bir puanlık iyileşme, kuyruktaki yüz kelimeden daha fazla kazandırır.
3. Reklam gruplarını niyete göre bölün
Bir reklam grubunda yalnızca aynı niyeti taşıyan kelimeler olsun. "kadın spor ayakkabı" ile "koşu ayakkabısı indirim" aynı grupta olmamalıdır: biri keşif, diğeri fiyat odaklı bir niyettir ve ikisi farklı metin ister.
4. Başlıkları arama terimine yaklaştırın
Duyarlı arama reklamlarında başlıkların bir kısmını anahtar kelimeyi içerecek şekilde yazın, kalanını fayda, güvence ve çağrı için ayırın. Her başlığı anahtar kelimeyle doldurmak alaka düzeyini artırmaz, çeşitliliği öldürür.
5. Açılış sayfasını reklamın sözüne göre düzeltin
Reklamda "ücretsiz kargo" diyorsanız bu ifade sayfanın ilk ekranında görünmelidir. Açılış sayfası deneyimi, büyük ölçüde "vaat edilen şeyin sayfada hemen bulunması" ile ilgilidir. Sayfa hızı ve mobil kullanılabilirlik bunun üzerine gelir; sayfa hızı rehberimizde bu tarafı ayrıntılı ele aldık.
6. Negatif anahtar kelimeleri düzenli işleyin
Arama terimleri raporundan alakasız sorguları haftalık olarak negatife ekleyin. Bu, hem boşa giden harcamayı keser hem de tıklama oranını yükselterek puanı dolaylı iyileştirir.
7. Ölçün ve bekleyin
Kalite puanı anlık değişmez; yeterli gösterim ve tıklama birikmesi gerekir. Yapısal bir değişiklikten sonra iki hafta beklemeden sonucu yorumlamayın.
E-ticarette kalite puanı: alışveriş kampanyaları farkı
Alışveriş ve Performance Max kampanyalarında klasik anlamda anahtar kelime kalite puanı göremezsiniz. Buradaki karşılığı ürün verisinin kalitesidir: başlık, kategori eşlemesi, GTIN, görsel ve fiyat alanlarının doğruluğu. Ürün başlığını aramaya yaklaştırmak, arama kampanyasında reklam metnini düzeltmekle aynı işi görür.
Pratikte e-ticaret hesaplarında en hızlı kazanç ürün kataloğunun düzeltilmesinden gelir: eksik alanların tamamlanması, kategori eşlemelerinin doğrulanması ve başlıkların aranan dile çevrilmesi. Bu çalışmayı e-ticaret reklam ajansı hizmetimiz kapsamında yürütüyoruz.
Kalite puanı hakkında üç yaygın yanlış
"10 almalıyım." Hayır. 7–8 bandı çoğu rekabetçi kelimede sağlıklıdır. Asıl mesele, harcamanızın ağırlıklı ortalamasının zamanla yukarı gitmesidir.
"Teklifi artırırsam puan yükselir." Hayır. Teklif sıralamayı etkiler, kaliteyi değil. Yüksek teklifle düşük kaliteyi kapatmak, tıklama başına maliyeti kalıcı olarak yükseltir.
"Hesabı silip baştan kurarsam geçmiş silinir." Riskli bir efsane. Hesap geçmişi değerli bir varlıktır; yapısal sorun reklam grubundaysa onu düzeltmek, hesabı sıfırlamaktan hem hızlı hem güvenlidir.
Bir örnekle: kalite puanı faturayı nasıl değiştiriyor?
İki reklamveren aynı anahtar kelimeye teklif veriyor. A'nın kalite puanı 8, B'nin 4. Google sıralamayı yalnızca teklife göre değil, teklif ile kalitenin birlikte oluşturduğu değere göre belirler. Bu durumda B, A ile aynı konumda görünmek için belirgin biçimde daha yüksek teklif vermek zorunda kalır.
Sonucu rakamlarla düşünelim. Aylık 200.000 lira harcayan bir hesapta ortalama tıklama maliyeti 12 lira ise, ay sonunda yaklaşık 16.600 tıklama alırsınız. Kalite iyileştirmesiyle ortalama tıklama maliyeti 9,5 liraya indiğinde aynı bütçe yaklaşık 21.000 tıklama getirir. Dönüşüm oranı sabit kalsa bile, bu %26'lık bir satış artışı demektir — üstelik tek kuruş ek bütçe harcamadan.
Bu yüzden bütçe artırmadan önce kalite tarafına bakmak, çoğu hesapta en ucuz büyüme yoludur.
Hesap geçmişi ve kalite puanı ilişkisi
Google, yeni açılan bir anahtar kelimeye önce hesabınızın genel geçmişine dayanan bir tahmin atar. Hesabınız uzun süredir alakalı reklamlar yayınlıyor ve iyi tıklama oranları üretiyorsa, yeni kelimeler daha avantajlı başlar. Tersi de doğrudur: dağınık yapıda, düşük alakalı reklamlarla dolu bir hesapta yeni açtığınız her kelime baştan handikaplı başlar.
Bunun pratik karşılığı şudur: hesabı temiz tutmak, tek tek kelimeleri optimize etmekten daha uzun vadeli bir yatırımdır. Çalışmayan reklam gruplarını duraklatmak, alakasız kelimeleri ayıklamak ve kronik düşük performanslı kampanyaları kapatmak hesabın genel sağlığını yükseltir.
Reklam metni: alaka düzeyini yükselten kalıplar
Duyarlı arama reklamlarında Google 15 başlık ve 4 açıklama alanı sunar. Hepsini doldurmak değil, doğru dağıtmak önemlidir. İşe yarayan dağılım şudur:
| Başlık grubu | Kaç tane | Ne yazılır |
|---|---|---|
| Anahtar kelime odaklı | 4–5 | Arama teriminin kendisi ve yakın varyasyonları. Alaka düzeyini bu grup taşır. |
| Fayda odaklı | 3–4 | Kullanıcının kazancı: "Aynı gün kargo", "2 yıl garanti", "Ücretsiz iade" |
| Ayrıştırıcı | 2–3 | Rakipte olmayan şey: "Türkiye'de tek yetkili servis", "10.000+ değerlendirme" |
| Çağrı | 2–3 | Eylem: "Hemen sipariş verin", "Ücretsiz deneyin" |
Marka adını ve en kritik mesajı sabitlemek isterseniz başlık sabitleme özelliğini kullanabilirsiniz; ancak her başlığı sabitlemek Google'ın kombinasyon test etmesini engeller ve beklenen tıklama oranını zamanla düşürür. Bir ya da iki pozisyonu sabitleyip gerisini serbest bırakmak dengeli bir yaklaşımdır.
Açılış sayfası deneyimi: kontrol listesi
Bu bileşen çoğu hesapta en uzun süre düşük kalandır, çünkü düzeltmesi reklam ekibinin tek başına yapabileceği bir iş değildir. Sırayla bakılacaklar:
- Vaadin görünürlüğü: Reklamda geçen ifade sayfanın ilk ekranında yer alıyor mu? "Ücretsiz kargo" diyen reklam, kargo bilgisini sayfanın altına gömen bir sayfaya indiriyorsa beklenti kırılır.
- Niyet eşleşmesi: Belirli bir ürün arayan kullanıcı, o ürünün sayfasına inmeli; kategori listesine değil.
- Mobil hız: En büyük içerik boyamasının üç saniyenin altında kalması hedeftir. Görsel boyutları, yazı tipi yüklemesi ve üçüncü taraf betikleri ilk bakılacak yerlerdir.
- Form sürtünmesi: İstenen alan sayısı arttıkça dönüşüm düşer. Zorunlu alanları gerçekten gerekli olanlarla sınırlayın.
- Şeffaflık: Fiyat, iade koşulu ve iletişim bilgisinin kolay bulunması, Google'ın değerlendirmesinde ve kullanıcı davranışında birlikte karşılık bulur.
- Araya giren katmanlar: Sayfa açılır açılmaz çıkan tam ekran pencereler hem deneyimi hem ölçümü bozar.
Negatif anahtar kelime stratejisi
Negatif kelimeler yalnızca bütçe korumaz; tıklama oranını yükselterek kalite puanını dolaylı olarak iyileştirir. Üç katmanda çalışmak işe yarar:
- Hesap düzeyi: Markanızla hiç ilgisi olmayan kalıcı dışlamalar — "ücretsiz", "iş ilanı", "ikinci el", "nedir" gibi, iş modelinize göre.
- Kampanya düzeyi: O kampanyanın kapsamı dışındaki kategoriler. Kadın ayakkabı kampanyasında "erkek" dışlaması gibi.
- Reklam grubu düzeyi: Gruplar arası trafiği ayırmak için. Böylece "koşu ayakkabısı" sorgusu, genel ayakkabı grubuna değil kendi grubuna düşer.
Arama terimleri raporunu haftalık okumak, bu üç katmanı canlı tutmanın tek yoludur. Rapor okunmadığında geniş eşleme zamanla hesabı alakasız trafikle doldurur.
Performance Max ve Alışveriş tarafında ne değişiyor?
Otomasyon ağırlıklı kampanya türlerinde anahtar kelime düzeyinde müdahale alanınız daralır, ama kalite mantığı ortadan kalkmaz; yalnızca kaldıraçlar değişir:
- Ürün başlığı, arama kampanyasındaki reklam başlığının işlevini görür. Aranan dile yaklaştırmak doğrudan performansı değiştirir.
- Kategori eşlemesi ve ürün tipi, Google'ın ürünü hangi sorgulara sokacağını belirler.
- Görsel kalitesi, alışveriş sonuçlarında tıklama oranının en belirleyici unsurudur.
- Varlık grubu çeşitliliği, Performance Max'te beklenen tıklama oranının karşılığıdır: yeterli görsel, video ve metin varyasyonu sunulmalıdır.
- Veri beslemesinin eksiksizliği, GTIN ve marka alanları dahil, ürünün ne kadar sorguya girebileceğini belirler.
E-ticaret hesaplarında bu çalışmanın sırası nettir: önce katalog ve ölçüm, sonra kampanya yapısı, en son bütçe. Ters sırayla ilerleyen hesaplarda harcama artar ama kârlılık yerinde sayar.
Kalite puanını raporlamak
Kalite puanını tek bir sayı olarak raporlamak yanıltıcıdır, çünkü 500 kelimelik bir hesapta ortalama almak anlamsızdır. Daha iyi iki yöntem:
Harcamaya göre ağırlıklı ortalama: Her kelimenin puanını o kelimenin harcamasıyla ağırlıklandırın. Bu, paranın gerçekte hangi kalitede harcandığını gösterir.
Dağılım takibi: Harcamanın yüzde kaçı 7 ve üzeri puanlı kelimelerde, yüzde kaçı 4 ve altında? Bu oranın aylar içindeki seyri, tek bir ortalamadan çok daha anlamlıdır.
Ölçüm tarafını doğru kurmak bu raporlamanın ön koşuludur; GA4 hedef tanımlama yazımızda dönüşüm tarafının nasıl kurulduğunu anlattık.
Kalite puanı ile dönüşüm oranı aynı şey değildir
Sık karşılaşılan bir karışıklık: kalite puanı yüksek olduğu hâlde dönüşüm gelmeyen kampanyalar. Bu bir çelişki değildir, çünkü Google'ın üç bileşeni de tıklamaya kadar olan yolculuğu ölçer. Tıklamadan sonra ne olduğu — kullanıcının sepete ekleyip eklemediği, satın alıp almadığı — kalite puanına girmez.
Dolayısıyla puanı yükseltmek, maliyeti düşürüp daha fazla tıklama almanızı sağlar; o tıklamaların satışa dönmesi ise açılış sayfası, fiyat, stok durumu ve teklifin gücüyle ilgilidir. İki tarafı ayrı ayrı ölçmek, hangi sorunun nerede olduğunu görmenin tek yoludur.
Pratik kural: tıklama maliyeti yüksekse kaliteye, dönüşüm oranı düşükse açılış sayfasına ve teklife bakın.
Rekabetin yoğun olduğu kategorilerde ne beklemeli?
Sigorta, finans, hukuk ve sağlık gibi kategorilerde tıklama maliyetleri yapısal olarak yüksektir ve kalite puanları da genelde daha düşük bir bantta toplanır. Bunun sebebi, aynı kelimede çok sayıda güçlü reklamverenin bulunması ve bileşenlerin bu rakiplere göre göreli hesaplanmasıdır.
Böyle kategorilerde yapılacak şey, genel kelimelerde savaşmak yerine uzun kuyruğa inmektir. "kredi" yerine "esnafa özel ticari kredi başvurusu" gibi daha dar bir niyete yazılmış reklam grubu, hem daha yüksek alaka düzeyi hem daha düşük maliyetle çalışır. Hacim düşer ama kârlılık yükselir.
90 günlük iyileştirme planı
Dağınık bir hesabı toparlamak tek haftalık iş değildir. Uyguladığımız sıra şöyle:
| Dönem | Odak | Yapılan işler |
|---|---|---|
| 1.–2. hafta | Teşhis | Bileşen sütunlarının açılması, harcamaya göre düşük puanlı kelimelerin listelenmesi, arama terimleri raporunun geriye dönük okunması, ölçüm doğruluğunun kontrolü |
| 3.–5. hafta | Yapı | Reklam gruplarının niyete göre bölünmesi, negatif kelime katmanlarının kurulması, alakasız kelimelerin duraklatılması |
| 6.–8. hafta | Reklam metni | Başlık dağılımının yeniden yazılması, varlık çeşitliliğinin artırılması, zayıf varyasyonların ayıklanması |
| 9.–12. hafta | Açılış sayfası | Vaat eşleşmesi, mobil hız, form sadeleştirme ve ürün sayfası testleri |
Bu takvimde dikkat edilecek nokta, her aşamanın sonucunu ölçmeden bir sonrakine geçmemektir. Aynı anda dört şeyi birden değiştirirseniz hangisinin işe yaradığını bilemezsiniz.
Hangi araçlarla izlenir?
Kalite puanı yalnızca Google Ads arayüzünde raporlanır; üçüncü taraf araçlar bunu tahmin eder, ölçmez. İzleme için pratik yol:
- Google Ads arayüzü: Anahtar kelime sekmesinde dört sütunu açık tutun. Geçmiş kalite puanı sütunları (geçmiş kalite puanı, geçmiş beklenen TO vb.) zaman içindeki değişimi görmenizi sağlar.
- Google Ads betikleri: Haftalık kalite puanı anlık görüntüsünü bir tabloya yazdırarak kendi geçmişinizi tutabilirsiniz. Google yalnızca sınırlı bir geçmiş saklar.
- Looker Studio: Harcamaya göre ağırlıklı ortalamayı ve dağılım grafiğini burada kurmak, aylık raporlamayı kolaylaştırır.
Hangi aracı kullanırsanız kullanın, raporun tek bir ortalama sayı değil, harcamanın kalite bantlarına dağılımı üzerine kurulması gerekir.
Özetle
Kalite puanı bir hedef değil, teşhis aracıdır. Üç bileşeni ayrı ayrı okuyun, harcamanın yoğunlaştığı kelimelerden başlayın ve iyileştirmeye reklam grubu yapısından girin. Reklam metnini arama terimine, açılış sayfasını reklamın vaadine yaklaştırdığınızda puan kendiliğinden yükselir; tıklama başına maliyet de onunla birlikte düşer.
Konuyu derinleştiren rehberler
- Google Ads optimizasyonu Haftalık ve aylık çalışma düzeni
- Anahtar kelime eşleme türleri Tam, sıralı ve geniş eşleme
- Anahtar Kelime Planlayıcı nasıl okunur? Hacim ve tahmin verisinin sınırları
- Google Ads EBM nasıl düşürülür? Azami EBM, kalite puanı ve ölçüm
- Landing page optimizasyonu Dönüşüm oranını yükselten dört temel
Sıkça sorulan sorular
Kalite puanı kaç olmalı?
Rekabetçi kelimelerde 7–8 bandı sağlıklıdır. 10 hedeflemek yerine harcamanızın ağırlıklı ortalamasının zamanla yükselmesine bakın. 5 ve altındaki, çok harcama yapan kelimeler önceliklendirilmelidir.
Kalite puanı tıklama maliyetini gerçekten düşürür mü?
Evet. Reklam sıralaması teklif ve kalitenin birlikte hesaplanmasıyla belirlendiği için, kalite yükseldiğinde aynı sıralamaya daha düşük teklifle ulaşırsınız. Düşük kaliteyi yüksek teklifle kapatmak maliyeti kalıcı olarak yükseltir.
Kalite puanı ne kadar sürede değişir?
Anlık değişmez; yeterli gösterim ve tıklama birikmesi gerekir. Yapısal bir değişiklikten sonra en az iki hafta beklemeden sonucu yorumlamayın.
Üç bileşenden hangisini önce düzeltmeliyim?
Reklam alaka düzeyiyle başlayın, çünkü onu düzelten çalışma (reklam grubunu tek niyete indirmek) beklenen tıklama oranını da birlikte yükseltir. Açılış sayfası deneyimi genelde daha uzun soluklu bir iştir.
Alışveriş kampanyalarında kalite puanı var mı?
Klasik anlamda anahtar kelime kalite puanı görünmez. Oradaki karşılığı ürün verisinin kalitesidir: başlık, kategori eşlemesi, GTIN, görsel ve fiyat alanlarının doğruluğu.
Düşük puanlı kelimeyi silmeli miyim?
Dönüşüm getiriyorsa silmeyin, yapısını düzeltin. Hem dönüşüm getirmiyor hem puanı düşükse ve arama hacmi de düşükse duraklatmak makul bir karardır.




Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.