Günümüzde dijitalleşme, yalnızca teknolojik bir kavram olmaktan çıktı; artık hayatın ta kendisi. Alışverişten eğitime, siyasetten sosyal yaşama kadar her şey ekranların içinden şekilleniyor. Türkiye ise bu dijitalleşme dalgasının pasif bir takipçisi değil, bizzat içinde hareket eden bir oyuncusu.
İşte bu nedenle, elimizdeki “We Are Social 2025: Global ve Türkiye Verileriyle Dijital Dünya” raporu çok kıymetli. Çünkü bu rapor, Türkiye’deki dijital ekosistemi bir fotoğraf karesi gibi yakalamıyor; adeta bir belgesel gibi katman katman önümüze seriyor. Biz de bu yazıda, o belgeselin sesli anlatıcısı gibi sana bu hikâyeyi anlatacağız.
2025 Türkiye’sinin Dijital Dönüşümünün Temel Dinamikleri
Her şeyin başı insan. Dijitalleşmeden söz ediyorsak, önce bu dijital yapıların üzerinde kurulu olduğu toplumu anlamamız gerekir. Ve 2025 itibarıyla Türkiye’nin toplumu oldukça genç, kentli ve dijitalleşmeye müsait bir yapı sunuyor.
87.6 Milyonluk Dijital Potansiyel
2025 yılı başı itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 87.6 milyon. Bir yıl öncesine göre yaklaşık 204 bin kişilik bir artış var. Bu belki yüksek bir artış gibi görünmeyebilir ama aslında demografik açıdan önemli bir gösterge: Türkiye artık hızlı büyüyen değil, olgunlaşan bir nüfusa sahip. Bu da dijital içerik ve hizmetlerin erişim ve sürdürülebilirlik açısından daha planlı yürütülmesi gerektiğini gösteriyor.
Kentli Bir Toplum
Nüfusun %78.1’i şehirlerde yaşıyor. Türkiye’nin dijital altyapısı ve hizmetleri öncelikli olarak kentsel bölgelerde gelişmiş durumda. Ancak kalan %21.9’luk kırsal nüfus, hâlâ dijital hizmetlere daha az erişebiliyor. Bu eşitsizlik, sadece bir bağlantı sorunu değil, aynı zamanda sosyal kapsayıcılık ve fırsat eşitliği problemi.
Gençlik En Büyük Güç
Ortalama yaş 33.5. Türkiye, Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında hâlâ oldukça genç bir ülke. Bu genç nüfus; yeni teknolojilere adapte olabilen, sosyal medya trendlerini belirleyen, dijital oyun, e-ticaret ve içerik üretiminde itici güç olan bir kitleyi ifade ediyor.
Detaya inersek:
- 25–34 yaş grubu: %15.4
- 35–44 yaş grubu: %14.9
Yani toplamda %30’dan fazla bir kesim, iş dünyasında aktif, ekonomik karar verici ve dijital tüketici.

Her Cepte Bir Hat: Türkiye’de Mobil Bağlantıların Gücü
Dijitalleşmenin ilk adımı, bireylerin cihazlarıyla bağlantı kurabilmesiyle başlıyor. Türkiye bu noktada oldukça iddialı bir tablo sergiliyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye’de 80.7 milyon mobil bağlantı bulunuyor. Bu sayı nüfustan fazla çünkü pek çok kişi birden fazla hat ve cihaza sahip.
Her 100 kişiye yaklaşık 92 mobil bağlantı düşüyor (%92.1 penetrasyon).
Bu durum şunu gösteriyor:
- Mobil iletişim yalnızca arama ve SMS değil.
- Alışverişten ev kontrolüne kadar her şey mobil üzerinden yapılıyor.
- Mobil bağlantıların %97.7’si geniş bant destekli.
Mobil bağlantılar son bir yılda +330 bin (%0.4) artış gösterdi.

İnternet: Dijital Hayatın Ana Damarı
Türkiye’de 77.3 milyon kişi aktif internet kullanıcısı. Bu, nüfusun %88.3’ü demek.
- Her 10 kişiden 9’u internete bağlı.
- Devlet, eğitim, bankacılık ve sosyal yaşam dijitalleşmiş durumda.
Ancak 10.3 milyon kişi hâlâ çevrim dışı. Bu durum özellikle kırsalda dijital uçurumun sürdüğünü gösteriyor.
Yıllık artış yalnızca %0.2. Yani büyüme artık nicelikten çok niteliğe odaklanıyor.

2025’te Dijital Türkiye: Gelecekten Bugüne Dijitalleşme Gerçekleri
Türkiye dijitalleşmede büyük bir ivme yakaladı. Ancak mesele sadece 5G değil; herkesin bu dijital dünyaya eşit ve bilinçli şekilde dahil olabilmesi.
Mesele yalnızca bağlantı değil, bağ kurmak.
We Are Social 2025 dünya raporuna aşağıdan erişebilirsiniz:

